Sesimi Yeniden Bulmak

Çocukken ne olduğumuz, kim olduğumuz ya da tam uyum içinde olmak için ne yapmamız gerektiği bilgeliği içimizde aslında. Bunu şu an, 28 yaşında fark ediyorum!

Çocukken, ki anlatılan ilk yılar ve hatıralarımın oluştuğu 4-5 yaş sonrası zamanlarsa sürekli ses keşifleri yapardım. Çeşitli büyüklerde bardakları dizer ve çatal-kaşıklarla çeşitli noktalarına vurur ve sesler çıkarırdım. Bazı sesler beni çok etkilerdi ve bir melodi yaratırdım. Sonra bardakları sularla doldurup deneylerime devam ettim ve sesin değişimi ve titreşimin çeşitliliği beni büyülerdi.

Gittiğimiz her yerdeki balkon ya da merdiven demirlerinin seslerini dinlerdim. Onların çeşitli yerlerine vurur ve titreşimlerle kodlardım demirleri. Tüm evrenin titreşim olduğu bilgisi yüklüymüş gibi.

Sonra oyuncak bir trampetim ve oyuncak bir piyanom vardı. Okulların bando takımlarının peşinden koşardım bayramlarda ya da 15 saniyelik ses kaydı özelliğini kullanırdım piyanomun…

Elime geçen her şeyle ritmik sesler çıkarırdım. Bazen alkışlanır ve övülür bazen de gürültü yapmamam konusunda uyarılırdım. Titreşim ve ses tüm çocukluk anılarımı doldurmakta.

Bir de meditasyon yaparmışım çocukken, şimdi fark ediyorum. Yatakta uzanıp kendimi sahilde, ayda yada ormanda hayal eder ve oradaymışım gibi sesleri duyardım. Yağmurun cama vuruşuna hayran kalırdım.

Gel zaman git zaman büyümeye başladım ve korktum! Bu armağanımla ne yapacağımı bilemedim. Neden korktuğumu bilemedim ama toplumda var olamamaktan, farklı olmak ve ötekileştirilmekten korktum  galiba diyebiliyorum şu an. Çocuk aklımda tanımlayamadım ve amağanımdan uzaklaşmaya başladım. Müzik aletleri girdi hep hayatıma ama azcık başarılı olduğumda bırakıverdim elimden sazı, kemanı, gitarı… Belki de kendimi tamamlayamadım o aletlerde ve bıraktım ya da başka şeyler ama şunu biliyorum ki her zaman kaçtım müzikten.

Ötekileştirilme, toplumda yer edinememe gibi kaygılardan lisede tanıştığım ve bütünlendiğim yogayı da meditasyonu da üniversitede bırakacaktım!… Zaten ötekiydim hep ve seçimlerimle daha da ayrık otu gibi yaşamaya gücüm yetmeyecek diye düşünüyordum…

Ergenlik ve yüksek lisans arası kendime baktığımda dengemin, harmonimin, uyumun olmadığını çok net görebiliyorum. Huzursuz bacak sendromları, aşırı kilo alma beden kısıtlamaları, uyuşmalar ve kramplar ,zihnimde daimi bir kaygı ve ayakları yere basamama, kendimi ifade edememe ve ateş basmaları ve saman alevi gibi yükselmeler ve çöküşlü sönmeler vs….. Bütünlüğüm uyum içinde değildi ve bunu fark edemiyordum. Bunun sebebi kendime ait olmayan şeylerle uğraşmam kesinlikle. Kendimi var edemeyeceğim ortamlarda var olmaya direnmem ve olamamam… Zeki, başarılı, mühendis, bilgili, efendi….

Yoga o kadar güçlü ki kendisi hayatıma giriverdi yeniden. Hayatımda dramatik değişikler yapmaya başladım ve içimde lisedeyken bile istediğim yoga öğrenme ve hatta yoga hocası olma arzum su yüzüne çıkıverdi. 6 aylık bir işe girip para biriktirip ailemin ve arkadaşlarımın desteğiyle Hindistan’da buldum kendimi.

Rishikesh’te yürürken daha önce hiç görmediğim büyüleyici bir alet gördüm: Ses çanağı. Satıcı beni etkilemek için çeşitli şovlar yapmaya başladı ama ben titreşimine vurulmuştum. İlk edindiğim çanak beni buldu titreşimiyle. Yatağımın başında her gün onunla çıkarabildiğim seslerle büyüleniyordum. Hayalimde bu çanağı yoga derslerimde çalmak vardı hep ama yanıma alsamda bir kere vurmaktan öteye geçemiyordum. O çocuklukta hissettiğim sıkışıklık hissi, etiketlenme-yargılanma korkusundan kaynaklı kendini durdurma girişimleri. Bir yanım istiyor ama alışkanlıklarım ve rahat alanım beni durduruyor! Gel zaman git zaman her gördüğüm çanakçıda bulmaya başladım kendimi. Hepsini deniyor ve gözlerimi kapayıp hissediyordum. Çocukluğumdaki oyunlar gibi olmaya başladı ama sadece kendimle oynadığım bir oyun.

Yavaş yavaş cesaretimi toplayıp derslerde çanaklarımı yavaş yavaş çınlatmaya başladım ve gelen tepkiler de beni çok mutlu ediyordu ama hala bir tutukluk vardı biyerlerde. Sesim çıkmıyordu özellikle mantra söylerken ya da ses çıkarırken, özellikle birilerinin yanında.

Derken Rida ile tanıştık ve stüdyoda bir ses terapisi yapabileceğimizi konuştuğumuzda iki duygu belirdi. İlki korku: ya insanlar bişey derse, cemaat, tarikat etiketi yapıştırırsa… İkinci duygu heyecan: çok büyülü bir yolculuk olacağından emindim, bütün bedenim titreşimlere açtı. Ve heyecanım korkumu yendi.

Gong ile ilk defa tanıştım ve ihtiyacım olan tüm titreşimleri barındırdığını fark ettim. Tüm bedenim ve zihnim mest oldu adeta, uçtum, korktum, düştüm….

Bitirirken So’Ham mantrasını tekrar etmeye başladık. So’Ham Hindistan’da beni seçen bir mantraydı fakat, tam anlamıyla hiç bir zaman hissedememiştim gücünü. Derken yavaş yavaş ses çıkarmamızı istediğinde sesim yine çıkmadı. Bir gongun sesine uyumlandım, bir Rida’nın sesine, bir başka enstrümanın sesine, yanımda yatanın sesine derken kendime sinirlenmeye başladım. Neden kendi sesimi çıkarmak yerine birisine uyumlanmaya çalıştığımı düşündüm. O alan daha güvenliydi galiba. Kimse bana o sesi niye çıkardın diyemezdi çünkü zaten o ses vardı, belki ben duyulmuyordum bile. Derken bir an yakaladım sesini ve tam anlamıyla coştum, yükseldim!

Kaçtığım, direndiğim ses ve titreşimlere bırakıverdim kendimi.

İşte o andan beri daha uyumlu hissediyorum, ayaklarım daha yere basıyor ve daha güvenle uçabiliyorum, iç sesimi daha güvenle dinleyebiliyorum. İşte o andan beri  çocukken çabaladığım ne yapacağımı bilemediğim armağanımın değerini fark etmeye başladım. Aradaki yaşamda tekrar çocukluğumdaki bilgeliğe ulaşmak için savruluşum, dengemin bozuluşu ama hep arayışım… Bildiğim ve olduğum şeyi kaybettim ya da kaybettirildim ve tekrar onu aramak için dağlar tepeler ülkeler aşmam gerekti. Ve nihayet şimdi korkmadan sesimi buldum diyebiliyorum.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s